
Akademik kadrolarda alt unvanlı kadroya başvuru, özellikle doçent, profesör ve doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuracak adayların en çok merak ettiği konulardan biridir. Peki kazanılmış akademik unvan, daha alt bir akademik kadroya başvurmayı engeller mi? Bu yazımızda 2547 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikler ve yargı kararları ışığında konu ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Akademik Kadrolarda Alt Unvanlı Kadroya Başvuruda Akademik Unvan ile Akademik Kadro Arasındaki Fark
- Akademik Ünvan: Bir kişinin eğitim, sınav, yapmış olduğu çalışmalar vb. gibi ilgili unvan bakımından istenen şartları yerine getirmesi sonucu görevden bağımsız elde ettiği sıfattır. Bu sıfatlar hukuken kazanılmış birer şahsi hak niteliğindedir.
- Akademik Kadro: Çeşitli kadrolar bakımından aranan akademik ünvanı taşıyan kişilerin Üniversitelerin idari ve teşkilat yapısı içerisinde yer aldıkları, belirli bir özlük hakkı ve görev tanımı barındıran istihdam pozisyonlarıdır. (Örn: Doktor Öğretim Üyesi kadrosu).
Bu husus göstermektedir ki bir akademik ünvana sahip olmak doğrudan o ünvanın sağlayabileceği kadrolarda bulunulacağı sonucu doğurmayacaktır. Diğer yandan bir kadroya yalnızca o kadronun unvanın taşıyan adaylar mı başvurabilecektir yoksa başkaca ünvanlara sahip kişilerde aynı kadro için başvuruda bulunabilir mi? Örneğin; Doçent unvanını almış bir akademisyenin ünvanından daha alt bir kadro olan Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna ya da Profesör unvanlı birinin Doçentlik kadrosuna başvurması mümkün olabilecek midir?
Bu makalemizde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, ilgili YÖK Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği ve mahkeme kararı ışığında kadro ilan şartları bakımından adayların kafasını karıştıran ve uygulamada sık karşılaşılan red gerekçelerinden biri olan “Kazanılmış unvandan daha alt bir akademik kadroya başvuru yapılıp yapılamayacağı” hususu ele alınacak olup Akademik kadro ilanları hakkında ayrıntılı bilgi için Akademik Kadro İlanları ve Atamalarına Karşı Hukuki Yollar başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
2547 Sayılı Kanuna Göre Akademik Kadrolarda Alt Unvanlı Kadroya Başvuru
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatlar öğretim elemanları kadro alım süreçlerini ve ilgili kadrolar bakımından aranan şartların neler olması gerektiğini düzenlemektedir.
Bilindiği üzere hem 2547 sayılı kanun hem de ilgili YÖK Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği atanma şartlarına dair maddelerinde anılan kadronun unvanının alınmasını zorunlu şart olarak koymuştur. Yani; doçentlik kadrosuna daha alt bir unvan olan doktor öğretim üyesi bir adayın atanması mümkün değildir. Ancak tam tersi olarak doçent kadrosuna bir profesörün atanması nasıl değerlendirilecektir?
Öncelikle ifade etmek gerekir ki yukarıda sayılan ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerinde bu durumu yasaklayan yahut engelleyen herhangi bir yasal düzenleme mevcut değildir. Yani 2547 Sayılı YÖK Kanunu’na göre Profesör ünvanına sahip bir akademisyen herhangi bir üniversitenin doçent kadro ilanına başvuruda bulunabilecektir.
Ancak bilindiği üzere hukuki düzenlemeler norm sırasına göre ele alınmakta olup bir hususa dair tüm düzenlemelere bir Kanunda yer vermek mümkün olmayabilmektedir. Bu nedenle yönetmelikler, yönergeler mevcut olup kanuna aykırı olmamak şartıyla ilgili konuyla ilgili daha spesifik şart ve düzenlemeler bu yasalarda mevcut olabilecektir.
Bu anlamda atanma yönetmeliğine bakıldığında da açıkça daha alt kadroya başvuru yapılmasını engelleyen bir düzenlemeye yer verilmemekle YÖK Kanunu konu bakımından esaslı olan şu hükümleri taşımaktadır:
2547 Sayılı Kanun‘un İlgili Maddeleri:
Doktor Öğretim Üyesi Başlıklı m. 23/c:
“… Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.”Doçentlik Atama Başlıklı m. 24/d:
“…Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.”Profesörlüğe Yükselme ve Atama m. 26/2:
“Üniversiteler, profesörlüğe yükseltilerek atama için aranan bu asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.”
Bu hükümler göstermektedir ki ilgili kadrolar bakımından aranan temel şartlar sıralanmakla bunun yanında üniversiteler ihtiyaçlarına göre bilimsel kaliteyi arttırmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu’nun onayını alarak ek koşullar belirleyebilecektir.
Yani herhangi bir üniversite kendi kadro ilanında yalnızca belirtilen ünvana sahip olan akademisyenlerin başvuruda bulunabileceği şartı ekleyebilecektir. Burada bu durumun kanunun lafzında belirtilmiş olduğu gibi bilimsel kaliteyi arttırmaya yönelik olup olmayacağı tartışma konusu olabilecek ise de genel düzenlemeye ters düşmemesi bakımından uygulamada karşımıza çıkabilmektedir.
Adaylar Bakımından Uygulamada ve İlan Şartlarında Dikkat Edilmesi Gereken Temel Hususlar
- Asgari Şartlar: İlanda belirtilen asgari akademik ve yasal şartları taşıyan her aday kadroya başvurabilir. Üst unvana sahip olmak, alt kadronun gerektirdiği asgari şartları kural olarak kapsar.
- Kadro İlanındaki Özel Şartlar: Üniversiteler ilan çıkarken spesifik çalışma alanları belirtebilir. Üst unvanlı adayın bu özel şartları sağlaması durumunda başvurusu engellenemez.
Yani özetle; ilgili düzenlemelerin yorumlanmasından yola çıkarak daha üst ünvanlı bir akademisyen daha alt ünvanlı bir akademik kadroya ilanda bunu engelleyecek açık bir düzenleme olmaması ve belirlenen diğer koşulları da sağlaması durumunda başvurabilecektir.
Akademik Kadrolarda Alt Unvanlı Kadroya Başvuruda Üniversite Uygulamaları
Bu anlamda uygulamaya bakıldığında maalesef ki daha üst ünvanlı olup daha alt kadroya başvuruda bulunan adayların başvuruları üniversiteler tarafından daha alt bir unvan için başvuru yapamayacağının belirtilerek reddedilmektedir. Ancak üniversite kendi ilanında özellikle böyle bir şarta yer vermediyse bu durumu hukuken bir red gerekçesi olarak ileri süremeyecek olup yukarı açıklandığı üzere bunu sağlayan yasal bir düzenleme değildir.
Diğer yandan ilana böyle bir şartın eklenmesi de tartışmalı olacak olup nitekim ek koşullar bakımından kanun açıkça “bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak” ibaresine yer vermiştir. Bu bağlamda bakıldığında daha üst ünvanlı bir adayın akademik olarak daha donanımlı olduğu dikkate alınacak olursa ünvanın daha üst olması diğer şartlar bir kenara bırakıldığında kadro için bilimsel kaliteyi daha da arttıracaktır. Dolayısıyla sadece ilgili unvan başvurabilir şeklinde bir sınırlama bilimsel kaliteyle ters orantılı olacaktır.
Akademik Kadrolarda Alt Unvanlı Kadroya Başvuru Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıya yansıyan olaylara bakıldığında Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’nin güncel olarak 19/12/2025 tarihli kararında doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuruda bulunan ve başvurusu daha alt bir unvan için başvuru yapamayacağı gerekçesiyle reddedilen aday bakımından şu ifadelere yer verilmiştir:
“…uyuşmazlığın; doçent unvanına sahip olan davacının doktor kadrosu için ilan edilen kadroya başvurup başvuramayacağı hususunda olduğu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta doktor öğretim üyesi kadrosuna doçent unvanında olan birinin başvurusunu engelleyecek nitelikte bir düzenlemenin olmadığı, davalı idare tarafından yapılan ilanda, Ziraat Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı’nda doktora yapmış olmak, şartı dışında başkaca bir şarta da yer verilmediği görülmektedir.
Davalı idarenin bu yöndeki ek bir şartı kadro ilanı ile getirebileceği ancak söz konusu ilanda böyle bir şarta yer verilmediği, dolayısıyla doçent unvanına sahip davacının doktor öğretim üyesi kadrosuna başvurulabileceği, söz konusu kadroya başvuru hakkı bulunan davacının başvuru dilekçesini doktor unvanı ile imzalamasının yanlış beyanda bulunduğu anlamına gelmeyeceği, kaldı ki başvuru dilekçesine ekli belgelerde de davacının doçent unvanına sahip olduğunun görüleceği açıktır.”
Sıkça Sorulan Sorular
Doçent, doktor öğretim üyesi kadrosuna başvurabilir mi?
Evet. İlan şartlarında aksine açık bir düzenleme bulunmadığı ve adayın ilan edilen kadronun aranan koşullarını taşıdığı durumlarda, doçent unvanına sahip bir kişinin doktor öğretim üyesi kadrosuna başvurması hukuken mümkündür. Başvurunun değerlendirilmesi ise ilgili mevzuat, ilan şartları ve somut olayın özelliklerine göre yapılmalıdır.
Profesör, doçent kadrosuna başvurabilir mi?
Profesör unvanına sahip bir akademisyenin doçent kadrosuna başvurup başvuramayacağı konusunda 2547 sayılı Kanun’da açık bir yasak bulunmamaktadır. Bu nedenle değerlendirme, ilan metni, ilgili mevzuat ve yargı kararları birlikte dikkate alınarak yapılmalıdır.
Üniversite, yalnızca adayın üst unvanlı olması nedeniyle başvuruyu reddedebilir mi?
İlan şartlarında açık bir sınırlama bulunmadığı sürece, yalnızca adayın daha üst bir akademik unvana sahip olması tek başına alt ünvanlı kadroya başvurusunun reddi için yeterli bir hukuki gerekçe oluşturmayabilir. Bu konuda idarenin işlemleri yargı denetimine tabidir.
Alt unvanlı kadroya yapılan başvurunun reddi halinde dava açılabilir mi?
Başvurunun hukuka aykırı şekilde reddedildiğinin düşünülmesi hâlinde, idari işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılması mümkündür. Ancak her olayın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, dava açmadan önce hukuki inceleme yapılması önem taşır.
Sonuç
Akademik kadrolarda alt unvanlı kadroya başvuru konusu, uygulamada farklı değerlendirmelere neden olsa da, 2547 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikler ve yargı kararları birlikte incelendiğinde üst akademik unvana sahip kişilerin alt unvanlı kadrolara başvurmasını mutlak şekilde yasaklayan açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle başvuruların, ilan şartları ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir. Hukuka aykırı şekilde reddedilen başvurular ise idari yargı denetimine konu olabilecektir.



