Üniversite disiplin soruşturması konulu yazıda kullanılan tarihi üniversite koridoru

Üniversite Öğrenci Disiplin Soruşturması Nasıl İşler?

Üniversite Öğrenci Disiplin Soruşturması Nasıl İşler?

Yazar: A. KARAKUŞ
Üniversite Öğrenci Disiplin Soruşturması Nasıl İşler?

Üniversite Disiplin Soruşturması Nedir?

Üniversite Disiplin soruşturmaları, birden fazla ve farklı sebeplerle hem öğrenci hem de üniversite kadro ve bünyesindeki elemanlar için geçerli olan idari bir süreç olup bu yazımızda üniversite öğrencileri bakımından disiplin soruşturması süreçlerinin hangi sebeplerle gündeme geldiği, sürecin nasıl ilerlediği, savunma ve ceza süreçleri ile öğrencinin hukuki hakları noktasında bilgilendirme yapılacaktır.

Öncelikle bu noktada ilgili mevzuatın 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu olduğu ve alt mevzuat düzenlemeleri olarak öğrencinin bağlı bulunduğu üniversitenin iç yönetmelik ve yönergelerinin mutlaka dikkate alınacağı bilinmelidir. Bununla beraber genel çerçevede öğrencinin belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı bir eylemi veya tavrı sebebiyle ilgili kurum nezdinde inceleme ve değerlendirme yapılarak gerekli görülmesi halinde hakkında disiplin soruşturması başlatılabilecektir.

Üniversiteler başta 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu ve kendi mevzuatları gereğince yapmış oldukları disiplin soruşturmaları neticesinde gerçekleşen eyleme göre kınama, uzaklaştırma veya daha ağır olarak ilişiğin kesilmesi gibi birtakım disiplin cezaları verebilecektir. Diğer yandan soruşturma sonucu eylemin gerçekleşmediği, yeterli delilin bulunmadığı yahut ceza verilmesini ortadan kaldıracak hukuki sebeplerin olması durumunda herhangi bir ceza da verilmeyecektir.

Bu nedenle soruşturma süreci esaslı ve önemli olup bu süreç içerisinde mutlaka ileri sürülen iddialar bakımından hukuki olarak desteklenmiş bir savunma yapılması, savunma hakkından feragat edilmemesi elzemdir. Netice olarak yapılan savunma ve açıklamalar neticesinde isnat edilen eylemin gerçekleşmediği kanaatine varılarak herhangi bir disiplin cezası yaptırımı uygulanmayabilecektir. Bu nedenle üniversite disiplin soruşturması ile karşılaşan öğrencilerin, kendilerine gönderilen bildirimleri ve savunma istemlerini dikkatle incelemeleri ve sürelere uygun hareket etmeleri büyük önem taşır.

Üniversite Disiplin Soruşturması Neden Açılır?

Üniversitelerde öğrenciler bakımından disiplin soruşturmasına konu olabilecek çok farklı eylemler bulunmakta olup 2547 sayılı mevzuatın 54. Maddesinde hangi eylemlerin hangi disiplin cezalarını gerekli kıldığı düzenlenmiş olup bunlardan bazılarına yer vermek gerekirse;

  • Başkasının yerine sınava girmek,
  • Ödev, proje veya tez çalışmalarında intihal yapmak,
  • Üniversitenin eğitim ve öğretim düzenini bozmak,
  • Üniversite personeline veya diğer öğrencilere yönelik hakaret veya tehdit içeren davranışlarda bulunmak,
  • Üniversitenin taşınır veya taşınmaz mallarına zarar vermek,
  • Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek,
  • Üniversite kampüsünde üniversite senatosu tarafından belirlenen alanlar dışında, sigara ve diğer tütün ürünleri ile elektronik sigara kullanmak,
  • Gerçeğe aykırı belge veya beyanda bulunmak,
  • Üniversitenin düzenini veya güvenliğini etkileyen bazı eylemlerde bulunmak,
  •  Soruşturma ile görevlendirilenleri tehdit etmek, disiplin soruşturmasına konu olabilecek eylemler olarak sıralanmıştır. Ancak eylemler bununla sınırlı olmayıp ilgili maddede düzenlenen başkaca eylemler de mevcuttur.

Üniversite Disiplin Soruşturması Nasıl Başlar?

Üniversite disiplin sürecini soruşturmaya konu eylemi ihbar, şikayet, eylemin aleni tespit edilebilir olması vb. şekillerde öğrenmesi sonucu başlayan bir süreçtir. Bu anlamda üniversite tespitini doğrudan eylem üzerinden örnek vermek gerekirse; örneğin bir sınav sırasında kopya çekildiğinin gözetmen tarafından tespit edilmesi yahut üniversitenin belli bölgelerinde bulunan kamera ile kurum içinde alkollü içki içildiğinin tespiti, bir başka örnek olarak öğrencinin tez çalışmasında intihal yapılmış olduğunun ihbar edilmesi gibi durumlar soruşturma sürecinin başlamasına neden olabilir.

Nitekim yetkili soruşturma amiri tarafından olayın disiplin soruşturması gerektirip gerektirmediği incelenerek ve gerekli görülmesi halinde bir disiplin soruşturmacısı görevlendirilebilecektir. Soruşturma amirinin kim olacağı gerçekleşen eylemin büyüklüğüne ve durumuna göre yine aynı mevzuat olan 2547 sayılı mevzuatın 54. Maddesinin devamı hükümlerinde düzenlenmiştir.

Bu anlamda disiplin amirinin belirlemiş olduğu soruşturmacı veya soruşturmacılar olayla ilgili bilgi ve belgeleri topladıktan sonra ilgili kişilerin ifadelerine başvurabilir ve öğrencinin savunmasını alabilir.

Üniversite Disiplin Soruşturması Ne Kadar Sürer ve Zamanaşımı Var mıdır?

Üniversite disiplin soruşturmasına soruşturmaya konu olayı öğrenir öğrenmez başlar ve soruşturma en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır. Ancak söz konusu eylemin kapsamı, delillerin toplanması durumuna göre süreç uzayabileceğinden kanunen bu süre içinde tamamlanamaması durumunda bireysel eylemler bakımından her defasında 30 günü geçmemek üzere 60 güne kadar, toplu eylemler bakımından ise 90 güne kadar ek süre verilebilecektir. Yani toplamda bireysel olan soruşturmaya konu eylemler için en fazla 90 günde, toplu eylemler bakımından ise 120 günde soruşturmanın tamamlanması gerekmektedir.

İlgili mevzuat zamanaşımı bakımından ise 2’li bir ayrıma gitmekte olup soruşturma açmaya ve disiplin cezası vermeye şeklinde 2 ayrı zamanaşımı süresi öngörmüştür. Buna göre;

Soruşturma açmak için geçerli zamanaşımı süreleri ilgili eylemin öğrenilmesinden itibaren başlayacak şekilde;

  • Kınama ve uzaklaştırma gerektiren eylemler bakımından 1 ay,
  • Bir veya iki yarıyıl uzaklaştırma ve üniversiteden çıkarmayı gerektiren eylemler için 3 ay içinde zamanaşımına uğrayacağı şeklinde belirlemiştir.

Diğer yandan disiplin cezası verilmesini gerektiren eylemler için eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği taktirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir.

Üniversite Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı

Disiplin soruşturmasının tarafı olan kişi bakımından en önemli husus ilgili konuyla ilgili savunmasının alınması olup kişinin savunma hakkı kapsamında ilgili konuyla ilgili açıklamalarını almak için savunmanın yapılacağı tarihten en az 7 gün önce YAZILI olarak bilgilendirilmesi gerekmektedir. Yazılı bildirim e-posta veya mesaj yoluyla da olabilecek olup kişi savunması yazılı yahut sözlü olarak yapabilecektir.

Bu noktada genellikle yaşanabilen problemlerden biri ilgili kişinin hangi sebeple savunmasının alınacağının bildirilmemiş olması kişinin ne konuda savunma yapacağından habersiz şekilde savunma alınırken öğrenmesi ve öncesinde bir hazırlık yapma şansının olmaması şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Bu anlamda bildirimde ilgiliye yöneltilen iddiaların neler olduğu mümkün olduğunca açık şekilde ortaya konulmalı ve öğrencinin bu iddialara karşı kendisini savunmasına imkân verilmelidir.

Savunma aşamasında ilgili;

  • İddiaların doğru olmadığını açıklayabilir,
  • Olayın farklı şekilde gerçekleştiğini belirtebilir,
  • Tanık veya belge sunabilir,
  • Kamera kaydı, mesaj, e-posta veya benzeri delillerin dikkate alınmasını isteyebilir,
  • Kendi lehine olan hususları açıklayabilir,
  • İsnat edilen fiilin disiplin suçu oluşturmadığını ileri sürebilir.

Bu nedenle savunma yazısı yalnızca “suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde kısa bir metinden ibaret bırakılmadan maddi gerçekleri ve bu bağlamda lehe olan hususları ortaya koymaya yönelik olmalıdır.

Üniversitede Hangi Disiplin Cezaları Verilebilir?

Üniversite öğrencileri hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme kapsamında disiplin cezaları, fiilin niteliği ve ağırlığına göre aşağıda sıralanmış olup bu cezaların nasıl tanımlandığı ve hangi eylemlerin karşılığı olduğu yazımızın devamında ayrı ayrı ele alınacaktır.

  • Kınama cezası
  • Bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası
  • Bir yarıyıl uzaklaştırma cezası
  • İki yarıyıl uzaklaştırma cezası
  • Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası

Kınama Cezası Nedir?

Kınama cezası ilgili kanunda öğrenciye öğrencilikle ilgili kusurlu davranışlarından dolayı kınandığının yazılı olarak bildirilmesi olarak açıklanmış olup en alt ceza olarak düzenlenmiştir. Bu cezayı gerekli kılan eylemler m. 54/1’de düzenlenmiş olup  şu şekildedir: Yükseköğretim kurumu yetkililerince istenilen bilgileri yanıltmak amacıyla eksik veya yanlış bildirmek, Ders, seminer, sınav, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozma, Yükseköğretim kurumunca veya yükseköğretim kurumunun izniyle asılmış güncel duyuruları, program ve benzerlerini koparmak, yırtmak, değiştirmek, karalamak veya kirletmek, Sınavlarda kopyaya teşebbüs etmek, Üniversite kampüsünde üniversite senatosu tarafından belirlenen alanlar dışında, sigara ve diğer tütün ürünleri ile elektronik sigara kullanmak şeklinde sıralanmıştır.

Üniversiteden Uzaklaştırma Cezası Nedir?

Uzaklaştırma cezası, öğrencinin belirli bir süre boyunca eğitim ve öğretim faaliyetlerinden uzaklaştırılması sonucunu doğuran daha ağır bir disiplin yaptırımı olup 3 ayrı şekilde ayrılmakta uzaklaştırma süresine bağlı olarak belirlenmiş bir ceza türüdür. Aynı mevzuat uzaklaştırmaları şu şekilde tanımlamıştır:

  • Yükseköğretim Kurumundan Bir Haftadan Bir Aya Kadar Uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırıldığının ve bu süre içerisinde derslere ve sınavlara katılamayacağının yazı ile bildirilmesidir.
  • Yükseköğretim Kurumundan Bir Yarıyıl İçin Uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl uzaklaştırıldığının ve bu sürede öğrencilik haklarından yararlanamayacağının yazı ile bildirilmesidir.
  • Yükseköğretim Kurumundan İki Yarıyıl İçin Uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan iki yarıyıl uzaklaştırıldığının ve bu sürede öğrencilik haklarından yararlanamayacağının yazı ile bildirilmesidir.

Bu cezaların karşılığı olan eylemler ise mevzuatta sırasıyla şu şekilde düzenlenmiştir:

Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları

  • Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici eylemlerde bulunmak,
  • Disiplin soruşturmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemek,
  • Yükseköğretim kurumundan aldığı kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak,
  • Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
  • Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
  • Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek,
  • Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek.
  • Yükseköğretim kurumu personeli veya öğrencilerini tehdit etmek

Yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları

  • Yükseköğretim kurumlarında işgal ve benzeri fiillerle yükseköğretim kurumunun hizmetlerini engelleyici eylemlerde bulunmak,
  • Kurum personeli ve öğrencilerine fiili saldırıda bulunmak,
  • Yükseköğretim kurumlarında hırsızlık yapmak,
  • Yükseköğretim kurumu bünyesinde mevcut bina, demirbaş eşya ve benzeri malzemeyi tahrip etmek veya bilişim sistemine zarar vermek,
  • Sınavlarda kopya çekmek veya çektirmek,
  • Seminer, tez ve yayınlarında intihal yapmak veya bunları anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında kısmen ya da tamamen başkalarına yazdırmak,
  • Yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma cezası almış olmasına rağmen bu karara uymamak

Yükseköğretim kurumundan iki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları

  • Yükseköğretim kurumu görevlilerine karşı cebir ve şiddet kullanarak görevin yapılmasına engel olmak,
  • Öğrencilere karşı cebir ve şiddet kullanarak yükseköğretim hizmetlerinden yararlanmalarını engellemek,
  • Yükseköğretim kurumları içerisinde uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, taşımak, bulundurmak,
  • Sınavlarda tehditle kopya çekmek, kopya çeken öğrencilerin sınav salonundan çıkarılmasına engel olmak, kendi yerine başkasını sınava sokmak veya başkasının yerine sınava girmek,
  • Yükseköğretim kurumlarında cinsel tacizde bulunmak,
  • Yükseköğretim kurumlarında 6136 sayılı Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla mermilerini ve bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletleri, patlayıcı maddeleri taşımak ve bulundurmak,
  • Yükseköğretim kurumunun bilişim sistemine girerek kendisine veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamak ya da kişilerin mağduriyetine neden olmak,
  • Soruşturma ile görevlendirilenleri tehdit etmek,

Üniversiteden Atılma veya İlişik Kesme Ne Demektir?

Öğrenciler açısından en ağır sonuç doğurabilecek disiplin yaptırımlarından olup Yükseköğretim Kurumundan Çıkarılma Öğrenciye, bir daha çıkarıldığı yükseköğretim kurumuna alınmamak üzere öğrencilikten çıkarıldığının yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmıştır. Bu ceza açıkça öğrencinin yükseköğretim kurumuyla ilişiğin tamamen kesilmesi demek olup bu cezayı gerektiren eylemlerde yine 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde  yer verilmiş olup şu şekilde düzenlenmiştir:

  • Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, başkalarına vermek ya da ticaretini yapmak,
  • 6136 sayılı Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla, mermilerini ve bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletleri, patlayıcı maddeleri kullanmak,
  • Kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle cinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek.

Disiplin Soruşturmasında Savunma Nasıl Yazılmalıdır?

Disiplin soruşturmasında hazırlanacak savunmanın olayın özelliklerine uygun olması gerekir.

İyi hazırlanmış bir savunmada öncelikle öğrencinin hangi olay nedeniyle savunmasının istendiği belirlenmeli, öğrencinin savunmasının alınacağına dair savunma istem yazısında hangi iddiaların olduğu ve hangi eylem sebebiyle savunmasının alınacağının belirtilmesi gerekmektedir. Bunun belirtilmemiş olması durumunda ilgili üniversiteden bu konuda talepte bulunulması gerekecektir. Bunun üzerine iddialara dair teknik, delillere dayanan ve hukuki çerçevede bir savunma yapılması sonuç almada etkili olacaktır.

Bununla beraber iddia edilen eylem gerçekleştirilmiş olması halinde dahi savunma yapılmasının bir önemi yok şeklinde değerlendirilmemeli ve savunmada mutlaka öğrencinin lehine olan;

  • Olayın oluş şekli,
  • Kasıt bulunup bulunmadığı,
  • Zarar meydana gelip gelmediği,
  • Öğrencinin olaydan sonraki davranışları,
  • Daha önce disiplin cezası bulunup bulunmadığı gibi hususlar belirtilerek idarenin takdir yetkisinin içinde olan disiplin cezası verme işleminin daha az bir ceza alarak ayrılması sağlanmalıdır.

Üniversite Disiplin Cezasına İtiraz Edilebilir mi?

Üniversitenin yapılan soruşturma ve incelemeler neticesinde öğrenci hakkında disiplin cezası verme kanaatine varması durumunda idarenin her türlü eyleminde olduğu gibi bu eylemi de itiraz edilebilir olup hukuki çerçevede yargı denetimine tabidir. Ancak idarenin bazı eylemleri bakımından açıkça bir itiraz yolu gösterilmemiş olabilmekle söz konusu yükseköğretim kurumuna bağlı öğrencinin disiplin cezası alması durumunda ilgili mevzuat açıkça 54/10 maddesinin ç bendinde  disiplin cezalarına karşı 15 gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebileceğini düzenlemiştir.

Disiplin cezasına karşı itiraz edilmesi durumunda bu itiraz ilgili yönetim kurulu tarafından incelenecek olup 15 gün içinde bir karara bağlanacaktır. İtirazın reddi ve kabulü durumunda bu hususun gerekçeli olarak karara bağlanması gerekip ilgili öğrencinin itiraz sonrası idare bakımından kesin olan bu kararı görevli idari yargı mercilerinde yargıya taşıyabilecektir.

Bu anlamda önemle ifade edilmesi gereken bir diğer husus ise bu noktada idarenin disiplin cezası, itirazın reddi gibi kararları yazılı olarak mutlaka bildirmesi ve bu bildirim yazısında idarenin yol gösterme yükümlülüğü çerçevesinde başvuru yollarına ve sürelerine yer vermesi gerekmektedir. Böylece ilgili kanuni haklarından haberdar edilerek olası bir hak kaybının önüne geçilecektir.

Uygulamada her zaman buna riayet edilerek işlem tesis edilmeyebilmekte olup bu durumda da öğrencinin kendisine tebliğ edilen disiplin kararını aldıktan sonra başvuru süresini geçirmeden hukuki durumunu değerlendirmesi önemli olup idarenin kendi kararlarında da tefhim, bildirme ve kanuni süreleri başlatma anlamı taşımayacaktır.

Sürelerin geçirilmesi, öğrencinin kullanabileceği başvuru yolları açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

Üniversite Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası Açılabilir mi?

Üniversite öğrencileri hakkında yapılan disiplin soruşturmaları neticesinde verilen disiplin cezaları, idari işlem niteliğinde olup yargı denetimine tabidir. Bu nedenle öğrenci hakkında verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu kanaatinde olması durumunda, ilgili işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılması mümkündür.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca disiplin cezalarına karşı idari itiraz yoluna başvurulması zorunlu olmayıp öğrenci, doğrudan idari yargı yoluna başvurabilecektir. İptal davası açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. Ancak disiplin cezasına karşı idari itiraz yoluna başvurulması hâlinde dava açma süresinin hesabında bu başvurunun hukuki etkisi ayrıca dikkate alınmalıdır.

Diğer yandan disiplin cezasının öğrencinin eğitim ve öğretim hayatı üzerinde telafisi güç sonuçlar doğurabilecek olması durumunda, iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması da mümkündür. Ancak yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinde öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Üniversite Disiplin Cezası Sicile İşlenir mi?

Bu husustaki düzenleme 2547 Sayılı kanunun 65. Maddesinin 11. Bendinde Öğretim elemanları; memur ve diğer personel ile öğrencilerin sicilleri ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmış olup buna göre Öğrenci disiplin yönetmeliği çıkarılmış olup söz konusu yönetmelik mülga durumdadır. 2547 Sayılı kanun ise 54. Maddesinde “…Dosya kapsamında, disiplin suçunu oluşturan fiil sebebiyle doğrudan mağdur olan kişi de aynı usulle karara itiraz edebilir. Cezalar öğrencinin dosyasına işlenir.” hükmünü taşımaktadır.

Diğer yandan Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliği’nde öğrenci sicilleri ile 10. maddede yer alan, “öğrencilerin öğrenimlerinin devamı sırasında aldıkları ödül ve cezalar sicil fişlerine işlenerek dosyasında saklanır” hükmü dikkate alınabilecektir.

Bu düzenlemeler bağlamında öğrenci hakkında verilen disiplin cezalarının öğrencinin dosyasına işlenmekte olduğu anlaşılmakla elbette herhangi bir soruşturma açılması, sözlü uyarılar gibi cezayı gerekli kılmayan her türlü işlemin sicile işlenmesinden bahsedilemeyecektir. Bu kayıt işlemi bakımından disiplin cezasına karşı itiraz veya dava yoluna başvurulmamış olması ya da cezanın yargısal olarak kesinleşmesi şeklinde bir şart öngörülmemiştir. Bununla birlikte, öğrenci hakkında yalnızca disiplin soruşturması başlatılması, tek başına disiplin cezası verildiği anlamına gelmeyeceğinden, soruşturma açılması ile disiplin cezasının dosyaya işlenmesi birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle her bir sürece dair ayrı değerlendirme yapılabilecek olup kesin ve genelleyici yorum yapmak somut olaya göre mümkün olabilecektir.

Diğer yandan öğrencilik döneminde alınan disiplin cezalarının sicilden silinmesi durumu da merak edilen bir husus olmakla bakıldığında mevzuatta bu hususta açık bir düzenleme bulunmayıp bir boşluk bulunmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin dosyasına işlenen disiplin cezalarına ilişkin bilgilerin ne şekilde ve ne kadar süre tutulacağına ne zaman silineceğine ve disiplin cezasının silinmesinde hangi makamların yetkili olduğuna açıklık getirilmesi gerekmekte olup bu hususta özellikle öğrenciler bakımından inisiyatif ilgili idareye bırakılmıştır.

Disiplin Soruşturması ile Ceza Davası Aynı Şey midir?

Öğrenci disiplin soruşturması ile ceza davası aynı şey değildir. Üniversite disiplin soruşturması ile ceza soruşturması veya ceza davası birbirinden farklı hukuki süreçler olup herhangi bir eylemle ilgili olarak ceza soruşturması veya davasından bahsedebilmek için söz konusu eylemin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Bu taktirde olay hakkında adli makamlar tarafından ayrıca işlem yapılması gündeme gelebilecektir.

Dolayısıyla öğrencinin üniversite bünyesinde disiplin soruşturması gerektiren bir eylem gerçekleştirmiş olması aynı zamanda ceza soruşturması veya davası geçireceği anlamına çoğunlukla gelmeyecek olup buna karşın adli soruşturma veya yargılama geçirmesini gerektiren bir eylemin söz konusu olması durumunda eyleme bağlı olarak üniversite bünyesinde de disiplin süreci geçirmesi rahatlıkla gündeme gelebilecektir.

Üniversite Disiplin Soruşturması Geçiren Öğrenci Ne Yapmalı?

Hakkında disiplin soruşturması açıldığını öğrenen öğrencinin öncelikle kendisine yöneltilen iddiaları ve soruşturma kapsamını doğru ve hızlı olarak anlamalı, akabinde;

  1. Hangi olay nedeniyle soruşturma açıldığını öğrenmeli,
  2. Savunma istemini ve tebligatı dikkatle incelemeli,
  3. Savunma için tanınan süreyi kontrol etmeli,
  4. Olayla ilgili belgeleri ve diğer delilleri toplamalı,
  5. Varsa tanıkları belirlemeli,
  6. İddialara somut ve tutarlı şekilde cevap vermeli,
  7. Verilen disiplin kararını ve gerekçesini incelemeli,
  8. Gerekli olması halinde hukuki destek almalı,
  9. İtiraz veya dava açma gibi başvuru yolları bakımından süreleri kaçırmamalıdır.

Sonuç: Üniversite Disiplin Soruşturması Ciddiye Alınması gereken bir süreç olup hem öğrencinin eğitim hayatını doğrudan etkileyebilecek olması hem de ileride hak kayıpları doğma riski bulunması sebebiyle süreç hukuki ve sağlıklı bir zeminde yürütülmelidir.

Hakkında soruşturma açılan öğrencinin yalnızca ceza alıp almayacağına odaklanmak yerine, isnadın ne olduğunu, hangi delillere dayanıldığını, savunmasının nasıl hazırlanması gerektiğini ve verilen karara karşı hangi hukuki yolların bulunduğunu değerlendirmesi, özellikle uzaklaştırma veya üniversiteyle ilişiğin kesilmesi gibi ağır sonuçlar doğurabilecek durumlarda hukuki destek alınması, öğrencinin hak kaybı yaşamaması açısından önem taşıyacaktır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir